21 Şubat 2017 Salı

ICAO ve IATA Kuruluşları Arasındaki Farklar

ICAO ile ilgili görsel sonucuULUSLARARASI SİVİL HAVACILIK ÖRGÜTÜ – ICAO
•Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (International Civil Aviation Organization-ICAO) Chicago Konvansiyonu’na (7 Aralık 1944) imza atan 52 ülke tarafından, Birleşmiş Milletler kuruluş kararnamesinin 43. maddesine dayanarak 4 Nisan 1947 tarihinde kurulmuştur. Aynı yılın Ekim ayında ise, Birleşmiş Milletlerin yasal havacılık organı olarak kabul edilmiştir. Merkezi Kanada-Montreal’dedir ve Bangkok, Kahire, Dakar, Lima, Mexico City, Nairobi ve Paris’te 7 bölge ofisi bulunmaktadır.
Bu örgüte üye olabilmenin en önemli koşulu BM üyesi olmak ve BM’den onay almaktır. Günümüzde ICAO’nun üye sayısı 190’dur. ICAO tüm üye ülkelerin temsil edildiği bağımsız “asamble” ve bunun altındaki yönetici organ olan 36 üyelik “konsey” den oluşmaktadır.

Ülkelerin sivil havacılık örgütleri veya dışişleri bakanlıkları nezdinde temsil edildikleri ICAO’da konseyin altında 7 alt komisyon ve komite bulunmaktadır. Bunlar:
•Hava Seyrüsefer Komisyonu – Air Navigation Commission

•Hava Taşımacılığı Komitesi – Air Transport Committee

•Hukuk Komitesi – The Legal Committee
•Personel Komitesi – The Personnel Committee

•Finansman Komitesi – The Finance Committee

•Hava Seyrüsefer Hizmetleri Ortak Destek Komitesi – The Committee on Joint Support of Air Navigation Services

•Yasadışı İhlaller Komitesi – The Committee on Unlawful Interference
Bu örgütün amacı; uluslararası hava taĢımacılığının güvenli, düzenli, verimli çalıĢması ve geliĢimi için üye devletlerin iĢbirliği içinde çalıĢmalarını sağlamaktır. Bu nedenle ICAO tüm üye ülkelerde asgari olarak ortak standartları belirlemek, eĢgüdümü sağlamak ve tavsiyelerde bulunmak için çeĢitli kurallar koymakta ve bunları da “Annex” adını verdiği “Ek” dokümanlarda toplamaktadır.
Annexes 1 to 18
Annex 1 Personnel Licensing
Annex 2 Rules of the Air
Annex 3 Meteorological Service for International Air Navigation
Annex 4 Aeronautical Charts
Annex 5 Units of Measurement to be Used in Air and Ground Operations
Annex 6 Operation of Aircraft
Annex 7 Aircraft Nationality and Registration Marks
Annex 8 Airworthiness of Aircraft
Annex 9 Facilitation
Annex 10 Aeronautical Telecommunications
Annex 11 Air Traffic Services
Annex 12 Search and Rescue
Annex 13 Aircraft Accident and Incident Investigation
Annex 14 Aerodromes
Annex 15 Aeronautical Information Services
Annex 16 Environmental Protection
Annex 17 Security: Safeguarding International Civil Aviation Against Acts of Unlawful
Interference
Annex 18 The Safe Transport of Dangerous Goods by Air
  
Örgütün görevi uluslararası hava seyrüseferi prensiplerini ve tekniğini geliştirmek ve uluslararası hava ulaştırmalarının kuruluşunu ve gelişimini kolaylaştırmaktır. Bu amaçla örgüt şu çalışmaları yapmaya çalışmaktadır:
•Bütün dünya uluslararası sivil havacılığın emniyetle gelişmesini sağlamak,

•Hava araçlarının yapılış ve işletiliş tekniğini barışçıl maksatlara göre teşvik etmek,

•Uluslararası sivil havacılık için havayolları, havaalanları ve hava seyrüsefer kolaylıkları kuruluşunu ve gelişimini teşvik etmek

•Dünya halkının, muhtaç oldukları emniyetli, yeterli ve ekonomik hava ulaşımını sağlamak,
•Makul olmayan bir rekabetin doğurabileceği ekonomik zararları önlemek,

•Sözleşen devletlerin haklarına tam olarak saygı göstermek ve her birine uluslararası havayolu işletmede eşit bir imkan temin etmek,

•Sözleşen devletler arasında hiçbir fark gözetmemek,

•Uluslararası hava seyrüseferinde uçuş emniyetini sağlamak,

•Uluslararası sivil havacılığı bütün konuları ile genel olarak ilerletmek.


ULUSLARARASI HAVA TAŞIMACILIĞI BİRLİĞİ – IATA


•IATA (International Air Transport Association) tüm dünyadan tarifeli havayolu taşıyıcılarının temsil edildiği ticari bir kuruluştur.

•1945 yılında Havana, Küba’da 31 ülkeden 57 üyeyle kurulmuştur.

•Şimdi ise dünya genelinde 140 ülkeden 270’in üzerinde havayolu üyedir. Toplam tarifeli hava trafiğinin %98’ini kapsar.
•Merkezi Kanada’nın Montreal şehrinde olup “Clearing House” merkezi İsviçre’nin Cenevre kentindedir.

•Ayrıca Amman, Bangkok, Buenos Aires, Dakar, Londra, Nairobi, Rio de Janerio, Singapur ve Washington D.C.’de 9 bölge ofisi bulunmaktadır.
IATA’nın esas amacı hem yolcular hem de havayolu şirketleri için havayolu taşımacılığının mümkün olan en yüksek hızda, emniyette, güvenlikte, uygunlukta ve verimlilikte gerçekleşmesini sağlamaktır. Temel olarak tarife koordinasyonu (bilet fiyatları, oranlar, ücretler ve seyahat acente komisyon oranları) ile ilgilenmektedir. •Hem organizasyon olarak hem de faaliyetleri açısından IATA, ICAO ile işbirliği halindedir.

•IATA üyesi olabilmek için ICAO üyeliğine uygun şartlar taşımak ve tarifeli sefer yapan bir havayolu işletmesi olmak gerekmektedir.

•Uluslararası hava taşımacılığı yapan havayolu işletmeleri “Aktif Üyeler”, iç hat taşımacılığı yapan işletmeler ise, “Yardımcı Üyeler” dir.
Dünya halkı yararı için emniyetli, düzenli ve ekonomik hava taşımacılığını teşvik etmek, hava ticaretini geliştirmek ve bu konularla ilgili problemleri çözmek.
•Üye ülkeler arasında veya diğer pazar katılımcıları arasında oluşacak endüstri problemlerinin tartışılması ve danışma amaçlı bir forum oluşturmak.
•ICAO, diğer uluslararası organizasyonlar ve bölgesel havayolu birlikleri ile işbirliği yapmak.
•Hava taşımacılığında rekabeti ve serbest ticareti savunan hava taşıyıcılarını temsil etmek.
•Havacılık alanında standardizasyonu sağlamak,
–Fiyatlandırma, ödemeler, interline işlemler, biletler

–Yük taşıma kuralları, özellikler DGR taşıma kuralları

–Ekipmanların standardizasyonu,

–Haberleşme alanındaki standartlar, kodlamalar,

–Terminal tasarımında ve işletiminde standartlar,

–Yer hizmetleri alanındaki standartlar.

IATA havayollarını, ICAO ise devletlerin havacılık otoritelerini temsil eder. 

Nuri Demirağ'ın İsmet İnönü'ye Gönderdiği Mektup

Cumhurreisimiz İsmet İnönü’nün yüce huzuruna

Büyük şefim;


Af buyurunuz, muztar kalmasan rahatsız etmezdim. Kendimi kazması omuzunda bir iş emirberiniz ad ederim. Milletin mâkus talihini yenen siz büyüğümüzden aldığımız kuvvetle memleketin demiryolları fabrikaları büyük binaları yapıldı, yapılıyor.
Göklerine hâkim olmayan milletlerin yerlerde sürüneceğine, daha doğrusu yerin dibinde çürüyeceğine kâni bulunduğum cihetle bundan üç buçuk sene evvel bütün personelini, levazımatını tedricen vatanın sinesinden belirtecek ve memleketin ihtiyacına tamamen cevap verecek büyük bir tayyare endüstrisi kurmak tasavvurunda bulundum ve bu tasavvurumu Mareşal Fevzi Çakmak hazretlerine, o mübarek zata bir mektupla arz ettim ve bana bu hususta muin ve müzahir olup olmayacağını sordum. Cevabı ve buna eklenilen millî müdafaa ve iktisat vekaletlerine yazdığı tezkerelerin sureti ilişiktir.
Bunun üzerine dünyanın en mükemmel tayyare ve teferruatını yapan memleketlere mütahassıslarımla bir çok kereler seyhat ettim. Tetkikat yaptım, yaptırdım. Ecnebi memleketlerde müteaddit, kıymetli Türk gençlerinden mühendisler ve işçiler okuttum, yetiştirdim ve yetiştirmekteyim. Fabrikamı sanat mekteplerinden yetişen en kıymetli Türk işçileriyle, en yeni ve modern makinelerle tezyin ederek buna müteallik muhtelif sanat şubelerinde kurslar açmak, bilgilerini ameli, nazari genişletmek suretiyle de elemanlar hazırladım.
Beşiktaş’ta kurduğum tayyare atelyesiyle Yeşilköy’de yapmakta olduğum modern uçuş meydanı, tamir atelyesi ve hangara ait plan ve krokiler ilişiktir. Divrik’te kurulacak esas fabrikaya ait planlar ve bu maksatla satın alınan 1.500 dönümlük arazi ve maden taharri ruhsatnameleri ve su kuvvetlerinden elektrik istihsali için değirmen ve baraj mahalli krokileri ve bu maksada hizmet emeliyle yaptırılan 250 mevcutlu orta mektebe ait fotograflardan bir takımları eklidir. Maahaza ahvalin inkişafına talikan Divrik’te fabrika inşaatına henüz başlanmamıştır.
Geçenlerde Beşiktaş’taki atelyenin senevî imâlat kabiliyetinin tayini istendi. 300 mektep veya 150 antrenman yahut 50 avcı tayyaresi yapılabileceği cevaben bildirildi. Zaman zaman takdirler ve teşekkürlerle maddi, manevi yardımlar yapılacağı ve siparişler verileceği hava kuvvetlerinden tahriren ve şifahen bildirildi. Şimdiye kadar asarı filiyyesi görülmedi. Bu babtaki emirlerin ve takdirnamelerin suretleri melfuftur.
Hava kurumundan bidayette verilen ve arkası gelmeyen 65 planör kuruma teslim edilmiş ve 10 mektep tayyaresi, uçuş melekesi az olan bir mühendisimizin rızam hilafına tayyare ile Eskişehir’e giderken İnönü’nde yapılmakta olan törene iştirak etmek isteyerek, sahanın darlığı, planör, tayyarelerin ve ziyaretçilerin çokluğu yüzünden meydanda yer bulamamasından ekin tarlası içerisinde yere konuş esnasında bir metrelik çukuru göremeyerek mühendisin ölümüyle neticelenen bir kaza vukua gelmiş idi. Bunda tayyarenin kabahati yoktur.
Hava kuvvetlerinin bir çok yüksek tayyare mühendislerinden mürekkep tetkik komisyonu tarafından ilk Türk tipi olarak belirttiğim bu tayyareye ait, sandıklar dolusu yüzlerce aerodinamik ve statik resimleri ve hesapları mezkûr komisyonca aylarca tetkik ve performans tecrübeleri yapılarak mükemmel normal mektep tayyaresi olduğunu Hava kurumuna tebliğ ve uçuş müsaadesini verdiği halde Türk kuşu, memlekette yegâne salahiyettar bu fen komisyonunun kararını dinlemeyerek tayyareleri kabulden imtina etmekte ve kaza hadisesi yüzünden vukua gelen teahhürü nazarı itibara almayarak tayyareleri almamakta ısrar ve teminat mektubu muhteviyatı olan 14.000 Liramı zapt ve avans verdikleri 40 Bin Lirayı istirdat etmişlerdir. Buna müteferri evrak eklidir.
İşçilerim ve fabrika personelleri işsiz kalmıştır. Esasen şimdiye kadar tam ve kâmil bir mesai sahası da bulamamışlardı. Bu müessese memleket müdafaası için faydalı bulunuyorsa derhal sipariş verilerek yaşatılmasının temini ricasını havi Mareşal hazretlerine çekilen ve şimdiye kadar cevabı alınamayan telgraf sureti ilişiktir.
Bu uğurda şimdiye kadar harcanan 1,5 milyon Lira ile -hoş, karakterim buna müsait değil ya- farzı muhal 15-20 adet han apartman yaptırır, senede 150-200 bin Lira irad alarak istediğim yerde gezer, tozardım.
Hülasa: Türk’e ecdadından miras ve dünyaya nümune-i imtisal olmuş olan sipahiliğin, süvariliğin, serden geçtiliğin, bugünkü şekli de tayyareciliktir. Şimendüfer siyasetinizin verimli neticeleri meydanda, bidayetteki tenkitler, târizler, muhalefetler hatırlardadır. Bu feyizli eseriniz eğer haline terk olunsa veyahut inşaatın askerî idare altında amele taburlarına götürülmek sistemi takip edilseydi bu netice elde edilir miydi? Lüzumu halinde bu vasıtaların evvel beevvel askerî hidemata terk olunacağı tabii olduğu gibi tayyare levazım ve vesaitinin ilişik teskerelerle memleket müdafaası emrine hasr ve tahsisi emir olunmaktadır.
Gece, gündüz, kış, yaz, yağmur, çamur, bora fırtına manialarını bertaraf edecek vatanın her bucağında şimdilik en az 60-70 yerinde modern uçuş meydanları, yanı başında tamir atelyeleri, hangarları, müteaddit sınıf ve derecelerde mektepleri ve bir kaç yerde tayyare ve motor fabrikaları yaparak havacılığımıza binlerce ihtiyat, yapıcı, uçucu, yaratıcı elemanlar ve vesait yetiştirmek iktidarındayız.
Tayyare süratlidir, mütemadiyen de süratleniyor. Havacılık işlerinin bu sürate ayarlanması için hepsi aynı rütbede ayrı ayrı noktai nazar taşıyan hava kumandanlarının başlarına, tepeden tırnağa, başından sonuna kadar mesuliyeti nefsinde toplayan üzerine toz kondurulmamış yırtıcı, yaratıcı bir şahsiyetin her memlekette olduğu gibi bu mühim ve hayatî işin başına geçirilmesi suretiyle tevsiini ve mahdut çerçeve dahilinde bırakılmamasını vatanın yegâne kurtarıcısı siz büyük millî şefimden yalvararak kemâl-i hürmetle arz ve niyaz ederim.

Nuri DEMİRAĞ

NURİ DEMİRAĞ KİMDİR?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında demiryolu, sigara kâğıdı, müteahhitlik gibi birçok sektörde Türkiye’nin ufkunu açmak için üstün gayret gösteren Demirağ’ın Türk Havacılığı’na katkıları azımsanamayacak derecededir.
Demirağ, savaştan çıkan ve Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde yapılan devrimlerle yepyeni bir çehreye bürünen Türk Halkı’nın gelişmesi için birçok alanda yatırımlar yapmış, hatta siyasete girerek çok partili hayatın ilk siyasi partisini kurmuştur. Ancak gerek siyasi oyunlar, gerekse o dönemin kendine has yabancı hayranlığı Nuri Dermiağ’ın uçaklarına, atılımlarına engel olmak için uğraşılmış ve ne yazık ki bu konuda başarılı olmuştur.
Türkiye’de belki de tüm imkânlara rağmen günümüzde dahi görülmemiş atılımlara 1920 ile 1945’li yıllarda imza atan Nuri Demirağ’ın yaptıklarını kısaca şu şekilde sıralayabiliriz:
- Seri üretim olarak 1936′da ilk Türk uçağını yaptı. Ancak Türk Hava Kurumu onun uçaklarını almak yerine yurtdışından uçak aldı. Bir garip tecellidir ki, şu anda Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapısı olan Atatürk Havalimanı onun Nu.D uçaklarının fabrikası idi.
- 1922′de ilk Türk sigara kağıdını üretti. Bu tarihten önce yabancıların tekelinde olan bu işi önemsedi ve başardı. O zamanların Türkiye’sinde bunu başarmak da çok önemliydi. Bu ilk işaretin arkası geldi, yeni atılımlar yaptı.
- Ankara’nın doğusuna ilk demiryolunu yaptı. Böylece Türkiye’nin daha önce Fransızlar tekelinde olan Demiryolu işine de bir Türk girişimcisi el atmıştı. Zaten soyadını da bu işinden dolayı aldı.
- Karabük’te demir ve çelik fabrikasını kurdu. Sanayi ve kalkınma için gerekli demir-çelik de artık Türkiye’de üretiliyordu. Böylelikle demiryolu, inşaat gibi sektörlerin ihtiyaçları karşılanacaktı.
Nuri Demirağ’ın bundan başka onlarca yaptığı güzel iş var. Ancak yazıktır ki, en büyük hayali olan ve büyük emek harcadığı Türk yapımı yolcu uçağı projesini hayata geçirmesine rağmen, üstesinden gelemediği engellerle karşılaşmıştı. Peki, ya Nu.D yolcu uçakları günümüze taşınabilse ve tüm dünya tarafından kabul edilen bir uçak olabilseydi...
Havacılık Üzerine Vecizeleri:
“Göklerine hâkim olamayan milletler, yerlerde sürünmeye, yerin dibinde çürümeye mahkûmdur.” (Nuri Demirağ, 1932)
“Vaktiyle ecdadımız yirmi bin, otuz bin atlı ile Macar ovalarını alt üst ederler... Büyük zaferlerini bu akıncılarla ihraz eylerlermiş... Bugünün akıncıları da, tayyarelerdir. Acaba yirmi otuz bin Türk atlısıyla, tarihin en şanlı zaferlerini kazanmış olan Türk ordusunu kanatlandırmak mümkün değil mi? Mümkün, hem de çok mümkün” (Nuri Demirağ, 1938)
"Avrupa'dan, Amerika'dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılıktan ibarettir. Demode tipler için lisans verilmektedir. Yeni icat edilenler ise bir sır gibi, büyük bir kıskançlıkla saklanmaktadır. Binaenaleyh kopyacılıkla devam edilirse, demode şeylerle beyhude yere vakit geçirilecektir. Şu halde Avrupa ve Amerika'nın son sistem teyyarelerine mukabil, yepyeni bir Türk tipi vücuda getirilmelidir. " (Nuri Demirağ, 1936)
“Türk, tayyaresini kendi eliyle yapmalıdır. Mademki bir millet tayyaresiz yaşıyamaz. O halde, bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememelidir. Size, katiyetle söylüyorum. On seneye varmadan biz, bütün tayyarelerimizi motörleriyle beraber, en küçük vidasına kadar, baştanbaşa kendimiz yapacağız.” (Nuri Demirağ, 1936)
“Bizim çocuklardan, gelişi güzel birini çağırıp: “Dünyanın en iyi tayyaresini yapar mısın?” diye sorunuz. Size, mümkün değil “yapamam” cevabını vermez. Çünkü “yapamam demek, benliğimden, varlığımdan vazgeçtim. Aczimi zaafımı kabul ettim” demektir. Hâlbuki Türk aciz değildir ki aczi kabul etsin.” (Nuri Demirağ, 1942)



Havacılık Yönetimi Bölümü

Havacılık Yönetimi Programının amacı, tüm havacılık faaliyet alanlarında (havayolu, havaalanı, yer hizmetleri, kargo, ikram, vb.) faaliyet gösteren havacılık işletmelerinin pazarlama, muhasebe, finansman, uçuş operasyon, kalite, emniyet yönetimi gibi işlevsel alt bölümlerinde çalışabilecek nitelikte insan kaynağı yetiştirmektir. Ayrıca adı geçen bölümlerde halen çalışmakta olan personelin etkinlik ve verimliliklerini artıracak şekilde donatılmalarını sağlamak amaçlanmaktadır. Hava taşımacılığının önemi, özellikle İkinci Dünya Savaşından sonra anlaşılmaya başlamıştır. Günümüzde ise hava taşımacılığı, son derece hızlı büyüyen sektörlerden biridir. Hava taşımacılığı faaliyetlerinin beklenen faydayı sağlayabilmesi havacılık sisteminin emniyetli, güvenli, etkin ve verimli çalışmasına bağlıdır. Havacılık, hızlı gelişen ekonomik bir faaliyet alanı olmakla birlikte, yoğun ileri teknoloji kullanımını gerektirmektedir. “Önce emniyet” prensibiyle, faaliyetlerin yürütülmesini güvence altına alabilmek için, oldukça detaylı düzenlemelere sahip bu sektörde çalışan personelin nitelikli bir eğitim alması son derece önemlidir.