NURİ DEMİRAĞ KİMDİR?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında demiryolu, sigara kâğıdı, müteahhitlik gibi birçok sektörde Türkiye’nin ufkunu açmak için üstün gayret gösteren Demirağ’ın Türk Havacılığı’na katkıları azımsanamayacak derecededir.
Demirağ, savaştan çıkan ve Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde yapılan devrimlerle yepyeni bir çehreye bürünen Türk Halkı’nın gelişmesi için birçok alanda yatırımlar yapmış, hatta siyasete girerek çok partili hayatın ilk siyasi partisini kurmuştur. Ancak gerek siyasi oyunlar, gerekse o dönemin kendine has yabancı hayranlığı Nuri Dermiağ’ın uçaklarına, atılımlarına engel olmak için uğraşılmış ve ne yazık ki bu konuda başarılı olmuştur.
Türkiye’de belki de tüm imkânlara rağmen günümüzde dahi görülmemiş atılımlara 1920 ile 1945’li yıllarda imza atan Nuri Demirağ’ın yaptıklarını kısaca şu şekilde sıralayabiliriz:
- Seri üretim olarak 1936′da ilk Türk uçağını yaptı. Ancak Türk Hava Kurumu onun uçaklarını almak yerine yurtdışından uçak aldı. Bir garip tecellidir ki, şu anda Türkiye’nin dünyaya açılan en önemli kapısı olan Atatürk Havalimanı onun Nu.D uçaklarının fabrikası idi.
- 1922′de ilk Türk sigara kağıdını üretti. Bu tarihten önce yabancıların tekelinde olan bu işi önemsedi ve başardı. O zamanların Türkiye’sinde bunu başarmak da çok önemliydi. Bu ilk işaretin arkası geldi, yeni atılımlar yaptı.
- Ankara’nın doğusuna ilk demiryolunu yaptı. Böylece Türkiye’nin daha önce Fransızlar tekelinde olan Demiryolu işine de bir Türk girişimcisi el atmıştı. Zaten soyadını da bu işinden dolayı aldı.
- Karabük’te demir ve çelik fabrikasını kurdu. Sanayi ve kalkınma için gerekli demir-çelik de artık Türkiye’de üretiliyordu. Böylelikle demiryolu, inşaat gibi sektörlerin ihtiyaçları karşılanacaktı.
Nuri Demirağ’ın bundan başka onlarca yaptığı güzel iş var. Ancak yazıktır ki, en büyük hayali olan ve büyük emek harcadığı Türk yapımı yolcu uçağı projesini hayata geçirmesine rağmen, üstesinden gelemediği engellerle karşılaşmıştı. Peki, ya Nu.D yolcu uçakları günümüze taşınabilse ve tüm dünya tarafından kabul edilen bir uçak olabilseydi...
Havacılık Üzerine Vecizeleri:
“Göklerine hâkim olamayan milletler, yerlerde sürünmeye, yerin dibinde çürümeye mahkûmdur.” (Nuri Demirağ, 1932)
“Vaktiyle ecdadımız yirmi bin, otuz bin atlı ile Macar ovalarını alt üst ederler... Büyük zaferlerini bu akıncılarla ihraz eylerlermiş... Bugünün akıncıları da, tayyarelerdir. Acaba yirmi otuz bin Türk atlısıyla, tarihin en şanlı zaferlerini kazanmış olan Türk ordusunu kanatlandırmak mümkün değil mi? Mümkün, hem de çok mümkün” (Nuri Demirağ, 1938)
"Avrupa'dan, Amerika'dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılıktan ibarettir. Demode tipler için lisans verilmektedir. Yeni icat edilenler ise bir sır gibi, büyük bir kıskançlıkla saklanmaktadır. Binaenaleyh kopyacılıkla devam edilirse, demode şeylerle beyhude yere vakit geçirilecektir. Şu halde Avrupa ve Amerika'nın son sistem teyyarelerine mukabil, yepyeni bir Türk tipi vücuda getirilmelidir. " (Nuri Demirağ, 1936)
“Türk, tayyaresini kendi eliyle yapmalıdır. Mademki bir millet tayyaresiz yaşıyamaz. O halde, bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfundan beklememelidir. Size, katiyetle söylüyorum. On seneye varmadan biz, bütün tayyarelerimizi motörleriyle beraber, en küçük vidasına kadar, baştanbaşa kendimiz yapacağız.” (Nuri Demirağ, 1936)
“Bizim çocuklardan, gelişi güzel birini çağırıp: “Dünyanın en iyi tayyaresini yapar mısın?” diye sorunuz. Size, mümkün değil “yapamam” cevabını vermez. Çünkü “yapamam demek, benliğimden, varlığımdan vazgeçtim. Aczimi zaafımı kabul ettim” demektir. Hâlbuki Türk aciz değildir ki aczi kabul etsin.” (Nuri Demirağ, 1942)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder